Okunması Gereken 10 Webtoon

Selamlar nasılsınız öncelikle 🙂 İlk söyleyeceğim şey en çok sevilen, popüler, tutulan, güncel webtonlar değilde en azından bir özelliğiyle diğerlerinden farklı olan webtoonları toparladım sizler için. Ruhum et kafesinden çıkana yapmadığım kadar araştırma yaptım 😀 Yapılabiliyormuş. Şimdiye kadar hiç denk gelmediğim bir sürü blog/site keşfettim. Bir sürü yeni kalemi dinleme şansım oldu. Mükemmel manga çizimlerine, konularına genel olarak hakimiz. Peki webtoonlar hakkında ne biliyoruz?

Bu listeyi oluştururken temel odağımda şu düşünce oldu: Bir insan hayatında sadece 10 webtoon okuma hakkına sahip olsaydı ona nasıl bir liste sunardım? Bu sefer sizlerden de bir ricam olacak sizde buraya bu listelerinizi atın ki karşılaştırma yapalım.:)

NOT: Listeyi yaparken 10’dan fazla webtoon var. Bunlar çeşitli sebeplerle ayırmadığım webtoonlar. Webtoonların uzun uzadıya tanıtımlarını yapmayacağım. Hafifçe değinip bu webtounu neden seçtiğimi anlatacağım kısaca. Ha daha derinlemesine inceleme için bir talep gelirse o webtoonu araştırıp bir yazı hazırlayabilim.

Şimdi gelelim benim listeme:

Tower of God 

Birçoğunuzun beklediği gibi listeye bu webtoonla başlayalım.  Bu webtoon aksiyon, hayatta kalma temalı bir çalışma. Kat kat aşılması gereken engeller ve engelleri aşınca isteğinin gerçekleşeceği bir evrendeki Tanrı’nın Kulesine giren bir kuralsızın macerasını anlatıyor bize. SIU‘ tarafından hazırlanan webtoon oldukça beğeni toplamış ve bunu fazlasıyla hak ediyor. Şimdi listeye bu Webtoonu alma sebebimse  bu webtoon gerçek hayatın bir insan tarafından anlatılabildiği en iyi örneklerden biri. Yazarımızın nicki SIU : köle demek. Askere gittiği zaman bir arkadaşı için çizmeye başlıyor. Bu webtoon defterden doğma bir webtoon. (Webtoonların %95’inden fazlası pc üstünde yapılıyor.) Yani demem o ki pc’de efektlerle süslenmeden önce 10 tane eskiz defterini askerdeyken bitirmiş yazarımız. Yazar tanrının kulesini anlayan bir köle olarak , hayatı, seçimleri, hedefleri, insanları, seçilenleri ve seçilmeden kural tanımayanları anlatıyor bize. Gerçek hayatta aynen böyle. Tanrının inşa ettiği bir kulede hepimiz istediğimize, hayallerimize ulaşmak için katları engelleri aşıp bir üst levele ilerliyoruz. Naruto okuyanlar  bilir. Narutonun doğumundan başlayıp büyümesine şahit oluruz. Onunla beraber bizlerde büyürüz,değişiriz. İşte bu webtoonda da benzer bir yan var. İlk başlarda kule, kurallar bir çocuğun anlayabileceği basitlikteyken zaman geçtikçe işler karmaşıklaşıp değişiyor. Aynı gerçek hayatta olduğu gibi…

Annarasumanara: 

Bu webtoonu uzun uzadıya yazmak için listeme almıştım. Sonra bunu buldum 🙂 Bir blogda başka bir blog önermek ne kadar etik bilmiyorum. Ama söylemek istediğim her şeyi fazlasıyla dile getirmiş birini bulmuşken sizin de onun penceresinden bakmanızı isterim. Hem bir yazar hem bir okuyucu olarak kendi düşüncelerimi benden daha iyi anlatan birine denk geldim ve bu  webtoonu neden bu listeye koyduğumu yazıyı okuyunca anlayacaksınız. 🙂 Bir parça yazarından bahsetmek istiyorum. Yazarını araştırmadan önce bu listeye almak için belirlediğim serilerden 4 tanesini bu adamın yazdığını farkettim. Bir gün bir sihirbaz çıksa bana bir webka ile yarım saat muhabbet edebilecek zaman tanısa kesinlikle bu adamı seçerdim. HA Il-Kwon…

Konusu: Hayaller ve büyümek arasında seçim yapan bir kızın bir lunaparkta tanıştığı sihirbazla olan zamanını anlatıyor. Küçük kız kardeşine bakmaya çalışan bu kızın delik bir çorapla başlayan hikayesi sihirle tekrar tanışmasıyla kızın tekrar nefes almasını sağlar. Yazıyı tekrar buraya bıraktım, bu yazıyı okumadan ölmeyin :))

 

Lookism:

Lookismden haberi olmayan yoktur.:)) Buraya koyuş sebebime gelince sizi önceden  yazdığım tanıtım yazısına yönlendireyim 🙂 Orada zaten neden herkesin okuması gereken bir seri olduğunu uzunca anlattım 🙂

Konusu: Bir lise öğrencisi olan Park Hyung Suk’un zorbalık gördüğü okuldan kaçıp yeni bir hayata başlamak için gittiği yeni okulunda kendini yeni bir *mükemmel* vücut içinde bulmasıyla başlayan hikayemiz Park Hyung Suk’un  kendi içindeki gücü keşfetmesi üzerine bir arkadaşlık webtoonu. Yazarı bir Ceo,manken,oyuncu ve şarkıcı olan Park Tae Joon.

 

 

 

 

19 Tian – Killing stalking(+18 hatta bence günümüz Türkiye’sinde +24…)

 

Biliyorsunuz hayatta en zor şeylerden biri (benimde yapmamakta çok sıkıntı yaşadığım) yargılamamak. Birilerine , bir şeylere hüküm vermemek. İşte insanlara siyah ve beyazın aynı satırdaki görüntüsünü vaad ediyorum bu iki webtoonla beraber. Bu iki Webtoonu ayıramayışımın sebebi bu. Biri bizleri pembe gözlüklerin ardından eğlence ve heyecanlı bir bekleyiş verirken diğeri tam tersi yönde karanlık bir pencereden gergin, vahşet dolu bir manzara sunuyor. Bizler ise sadece yargılarımızın ne kadar değersiz olduğunu görebiliyoruz. Tabi biraz iğneyi kendinize batırmaya meyilliyseniz. 19 Tian bu dengede beyazı temsil ediyor. Yazar Çin’deki eşcinselliğe bakış açısını hedefine alıp insanları, düşünceleri, beklentileri umursamadan çizimlerini yapıyor. Hikayesini anlatıyor. Bizler iki-üç sayfaya sığınan bu çabaları pembe gözlüklerin ardından izliyoruz. Siyahın ne kadar karanlık olduğunu ise Killing Stalking sunuyor. Yapışkan, içine çeken, nefesini daraltan bir bağımlılık hissediyorsun. Bir seri katil kendi penceresini sana açmışken ne kadar iyi hissedebilir ki toplumun iyi – normal saydığı insanlar? Ne kadar gözlerini kapatmadan bakabilirsin karanlıkla kurduğun kan bağına?

Şimdi gelelim bu iki serilerin konusu:

19 Tian: Önce yazarın çizimleriyken daha sonra yavaş yavaş hikayeleşmiş bir seri. iki yakın arkadaşın eğlenceli lise hayatı, aralarındaki sevgiyi zamanla anlama ve yaşamalarını anlatan sıcacık bir seri.

Killing stalking: Yoon Bum askerde kendini, tecavüz edilmekten kurtaran Sang Woo diye yakışıklı, beyefendi neredeyse mükemmeliğin sözlük karşılığı olan kahramanımıza aşık olur. Aynı üniversitede okuduklarını öğrenir. Stalklamaya başladığı yakışıklımızın evinde bodrumdan gelen bir ses duyup kolay kolay yukarıya tekrar çıkamayacağı merdivenlerden aşağı iner…

 

 

They Say I was Born a King’s Daughter

Bu serinin burada yer alış sebebi bağıra bağıra savaş açtığı bir düşünce olmasıdır. Bu düşüncenin ne olduğunu önceden yazdığım yazıda anlattım. Kadınların da(!) *insan* olduğunu anlatma mücadesini ve neden hala bunu anlatmak zorunda olduğumuzu merak edenleri buraya alalım 🙂

NOT: Sığ, yüzeysel, saçma sapan bir feminist içerik değil. Cinsiyetten öte kavramlarımızı tekrar sorgulamamızı sağlayan sağlam bir hikayesi olan eğlenceli bir seri.

Konusu:  Suhee Kim hayatında güzelliğiyle bir çok kişinin dikkatini çekmiştir. Sevdiği Jinsu Hanla evlenmiş ve güvende, mutlu olarak hayatını sürdürür. Bir gece eve dönerken bir takipçi tarafından bıçaklanır ve öldürülür. Ve kendini güçleri büyülerin belirlediği krallıkta bir prenses olarak  bulur. Bir bebektir. Bir kadındır. Bu büyülü krallıkta bir insanın başına gelebilecek en kötü şey kadın olarak doğmaktır. Suhee Kim bu krallıkta bir şeyleri değişterebilecek midir?

 

Dear Only You Don’t Know

Benim okurken kahkahalar attığım seriye gelelim:) Şimdi buradan “Ben kadınları anlamıyorum, kadınlar ne ister ?” diyen arkadaşlara kadınların neyi neden istediklerini , nasıl düşündüklerini bire bir anlatılan bu seride bütün aradığınız cevapları bulacaksınız. Her yaştan her karakterden bir kadının gizli sırları ve bu sırların sebeplerini sizlere kahkahalarla anlatan bu seri bence yapılmış en eğlenceli kurgulardan biri. Benim avatarımda buradaki kadınlardan biri yıllardır, kendimi en yakın hissettiğim webtoon karakteri bu abla 🙂

Konusu: Bir kadın istediği bir şey için istemediği neler yapabilir? Peki birçok kadın bir şekilde bir araya gelip sırlarını korumak zorunda kalırsa ? Ortalık toz duman olacak :))

Bastard – Dr. Frost – Winter Woods

Yaşam hisler ve düşüncelerle karar verip yaptıklarımızdan oluşur. Hem kendimizi hemde başkalarını anlamak, aynı zamanda anlaşılmak isteriz. Hayatta en yorucu eylemlerden biri de bu. Çabalarımız boşa gidince, değeri bilinmeyince usulca vazgeçeriz. Artık insanlara kendimizi anlatmakla uğraşmak istemeyiz. Ve bir süre sonra kendimizi bile anlamaktan vazgeçeriz. İşte kendinden vazgeçtiğin anda başlar gerçek yalnızlık. Sen bile terk etmişsindir kendini. Peki ya hissedecek bir duygu, anlaşılacak bir düşünce yoksa ortada? O kadar büyük bir yalnızlık hayal edin. Düşünce ya da duyguların olmadığı. İçimize ara sıra dolan boşluğun bile dolmadığı benlikler hayal edin.

Bu üç webtoon baş kahramanları böyle insanlar. Onların yalnızlıktan kurtulma macerasını hepiniz okumalısınız. Onlar sıfırdan başlayıp kurtuldular. Bizler sıfır değiliz ve savaşmak için nereden başlamamız gerektiğine karar vermemize yardımcı olacak bir arkadaş arıyorsanız Dr. frost’a gidin:) “Valery der ki: Asıl önemli olan bulmak değildir, fakat bulunan şeyi kendine katmaktır. (Yaşama Sanatı/Andre Maurois)”

Bastard’ın yazarı Dr. frosttan yararlanmış Bastardı yazarken. Sanatta sessiz renklerin kullanımı, yaşam ve ahlak birçok gri alanı gösterdiği gibi, webtoonun sanatı ve gölgelenmesi de, hikayenin uğursuz tonuna uyacak şekilde kasvetli ve yumuşak renkleri olan gri tonlamalara dayanır. ( Sweet Home’da böyle.) Her bir karaktere verilen yüz ifadeleri de özenle hazırlanmış ve ahlaki niteliklerinde ipucu vermiştir. Örneğin, manga örneğini izleyerek, ahlaki olarak dik durduğu veya insanlığa kaygılandığı söylenenler genellikle daha büyük gözlerle çizilirken, kötü özelliklere sahip olanlar daha dar gözlere sahip olma eğiliminde. Bunun gibi ayrıntıları düzenlerken Dr. frosttan yardım almış.

The Breaker

Bir  webtona gelelim, bunu buraya koyuyorum çünkü çalışmanın, kendi içinizdeki gücü keşfetmenin ne demek olduğunu size anlatabilecek hemcinsleri arasında ki en iyi webtoon bu. Karakterleri olsun, gerçekçiliği olsun bence çok sağlam bir seri olmuş. Birinci sezon manga kategorisi içinde yer alsa da ikinci sezonu webtoon haline gelmiş. Daha doğrusu manhwa. Lakin çizerler renkledirmeyi o kadar küçük ve az yerde yapmışlar ki neredeyse yok gibi. Manganın Kore’de tutulmasını ve insanları manga çizmeye yönlendiren serilerin en başında gelmiş bu seri. Düşünün açılım öyle büyük bir hal alıyor ki webtoon türü ortaya çıkıyor.

Konusu: Shi-Woon okulda sürekli zorbalık gören zayıf bir gençtir. Sürekli okul arkadaşları tarafından dövülmekte, karşılık dahi vermemektedir. Chun Woo -okuldaki yeni öğretmen- ilk başta çapkın, enerjik ve komik tavırları ile G.T.O.’yu andırır.  Shi-Woon Chun Woo’nun  bir kavgaya karıştığını ve bir dövüş sanatları ustası olduğunu keşfetmesi ile hayatı tamamen değişiyor.  Bir gün Shi-Woon’un tesadüfen Chun Woo’nun

Transfer Student Storm Bringer

Şansın vücut bulmuş haliyle tanıştırayım sizi. 🙂 İyisiyle kötüyse başınıza gelebilecek bütün şans türlerini görmeye hazır mısınız:) Eğlenceli, uçlarda karakterlerin okuldaki varlık mücadelesini sizlere öneriyorum:)

Ju Ingong, son derece korkunç bir tipi olması yüzünden başı kavgadan kurtulamamıştır. Yeni transfer olduğu okulda da aynı durum geçerlidir. Transfer olduğu okulda ki ilk gününde yine bir kavgaya bulaşmıştır ama korkunç tipi yüzünden Ju Ingong’a sataşanlar korkmuşlardır. Gerçekte dövüşemese bile sakarlığı yüzünden dövüşleri kazanabilecek midir…?

Noblesse:

Noblesse’yi de duymayan yoktur muhtemelen, bu webtoonu buraya koymamın sebebi insanın kaçacak bir yer aradığında içine girip her şeyden uzaklaşabileceği bir dünya sunması. Her şeyiyle mükemmel olan bir webtoon. Yazarı aynı zamanda Girls of the Wild’s serisinin danışman yazarlığını yapıyor. Noblesse’nin çizimleri Kore’de bilmem ne ödülleri(koreceydi ingilizcesini bulamadım:)) almış. OVA’ları var. Ocakta tamamlanmış. Kurgu, çizimler, olaylar, hikaye, karakterlerin bulundukları dünyada tutarlı ve gerçekçi oluşu, içeriğindeki sembollerle yapılabilecek en kaliteli webtolardan biri  olmuş. Bilgisayar oyununu yapmışlar.( Asla anlamadığım bir konu pc oyunları o yüzden iyi mi kötü mü vs birşey anlamadım yorumlardan 🙂 )

Not : Karakterlerin hepsi mükemmel çizilmiş, acayip yakışıklılar. Vampire Knight’tan Kaname senpaiyi (❤❤ ❤) hatırlayanlarınız varsa Raizel ona benziyor.:))) Benim ergenlikteki 2D aşkım olur kendisi, Raizelle karşılaşınca onu hatırladım birde 8-9. sınıf zamanlarımı 😀 🙂  🙂

 

 

Konusu:

800 yıllık uykudan uyanan vampir efendi Raizel’in kendini bir lisede öğrenci olarak bulmasıyla başlayan serüven orada edindiği arkadaşlarını ve dünyayı korumasını anlatıyor.  Yeni dünyaya alışırken Raizel’in yüzlerce yıldır tecrübe etmediği şeyleri yaşamasına kahkahalarla eşlik edeceksiniz.:)))

Evet benden bu kadar şimdi sıra sizde :)) Sizlerin listelerini bekliyorum :)) Görüşene kadar kendinize dikkat edin :))

özde